Gündem

SON İKİ AYDA 2 BİN 34 SOSYAL MEDYA HESABINA ERİŞİM ENGELİ: DİJİTAL TAKİBİN YENİ BİLANÇOSU AÇIKLANDI

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, son iki ayda terör propagandası, provokasyon, dezenformasyon ve dijital mecralar üzerinden yürütüldüğü belirtilen psikolojik harekât faaliyetleriyle bağlantılı toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbiri uygulandığını açıkladı. Açıklanan rakam, kamu kurumlarının dijital platformlarda yürüttüğü teknik takip ve adli-idari süreçlerin son iki aylık bilançosunu ortaya koyuyor. Çalışmaların İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Cumhuriyet başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı başta olmak üzere farklı kurumların katılımıyla yürütüldüğü bildirildi.

Toplamın içinde iki ayrı grup dikkat çekiyor. Resmi açıklamaya göre 699 hesap, başta FETÖ iltisaklı olduğu belirtilenler olmak üzere terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle işleme alındı. Geri kalan hesaplar ise provokasyon, dezenformasyon ve toplumsal huzuru hedef aldığı değerlendirilen dijital faaliyetlerle ilişkilendirildi. Böylece açıklama yalnızca örgütsel propaganda hesaplarını değil, kamu düzenini etkileyebilecek manipülatif içerik ağlarını da kapsayan daha geniş bir dijital güvenlik çerçevesi ortaya koyuyor.

İşlemlerin nasıl yürütüldüğü de önemli. Sosyal medya hesaplarının tek tek paylaşım düzeyinde incelenmesinin yanı sıra teknik bağlantılar, eş zamanlı paylaşım örüntüleri, hesaplar arasındaki etkileşim ve olası koordinasyon ağları değerlendiriliyor. Bir hesabın erişime engellenmesi, platformun hesabı küresel olarak tamamen sildiği anlamına gelmeyebilir; karar Türkiye’den erişimin sınırlandırılması şeklinde uygulanabilir. İçeriğin kaldırılması, hesabın erişime engellenmesi ve kullanıcı hakkında ceza soruşturması yürütülmesi birbirinden farklı hukuki süreçler.

Bu nedenle erişim engeli kararı doğrudan mahkûmiyet kararı olarak okunmamalı. Hesap sahibi hakkında ayrı bir adli dosya bulunabilir veya erişim engeli yalnızca belirli içeriklerle bağlantılı bir tedbir olarak uygulanabilir. Dijital haklar ve ifade özgürlüğü tartışmalarında da bu ayrım önem taşıyor. Kamu otoriteleri işlemleri milli güvenlik ve toplumsal düzen çerçevesinde gerekçelendirirken, her bir müdahalenin hukuki dayanağı ve ölçülülüğü ayrı ayrı değerlendirilebilecek bir konu.

Son iki aylık 2 bin 34 hesap rakamı, yılın önceki dönemlerine ilişkin açıklamalarla karıştırılmamalı. Farklı tarihlerde daha geniş zaman aralıkları için başka toplamlar duyuruldu. Aynı hesabın farklı inceleme dönemlerinde yeniden değerlendirilip değerlendirilmediğine ilişkin ayrıntılı liste kamuoyuna açıklanmadığı için, geçmiş dönem rakamlarını doğrudan birbirine ekleyerek yıllık kesin toplam üretmek sağlıklı olmaz. En güvenli okuma, 4 Eylül’de açıklanan sayının son iki aylık çalışma dönemini ifade ettiği yönünde.

Dijital güvenlik politikalarının kapsamı son yıllarda hızla genişliyor. Terör propagandası ve suç ağlarının yanı sıra sahte bilgi kampanyaları, organize dezenformasyon, sahte hesap ağları ve toplumsal olaylarda paniği artırabilecek içerikler de kurumların inceleme alanına giriyor. Yapay zekâ ile üretilen görsel ve seslerin çoğalması, gerçek dışı içeriğin daha ikna edici hale gelmesi ve hesap ağlarının kısa sürede binlerce kişiye ulaşabilmesi bu alanı klasik basın denetiminden çok daha karmaşık hale getiriyor.

Bundan sonraki süreçte iki başlık öne çıkacak: yeni erişim engeli kararlarının hangi hukuki gerekçelerle verildiğinin şeffaf biçimde izlenmesi ve platformların bu kararları nasıl uyguladığı. Kullanıcılar açısından da bir içeriği paylaşmadan önce kaynağını kontrol etmek, özellikle kriz anlarında teyit edilmemiş görüntüleri yaymamak giderek daha önemli hale geliyor. 5 Eylül gecesi itibarıyla kesinleşen bilgi, son iki aylık çalışmada toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli tedbiri uygulandığı; ayrıntılı kullanıcı ve platform dağılımının ise kamuoyuna tek tek açıklanmadığı yönünde.

ŞEFFAFLIK VE İTİRAZ SÜRECİ ÖNEM TAŞIYOR

Erişim engeli kararlarının geniş bir kullanıcı kitlesini ilgilendirmesi, şeffaflık ihtiyacını da artırıyor. Hangi içeriğin hangi yasal gerekçeyle sınırlandırıldığı, kararın yalnızca belirli bir paylaşımı mı yoksa hesabın tamamını mı kapsadığı ve hesap sahibinin hangi itiraz yollarına başvurabileceği sürecin temel unsurları arasında. Bu ayrıntılar açıklanmadığında farklı nitelikteki işlemler kamuoyunda tek bir başlık altında değerlendirilebiliyor.

Dijital güvenlik ile ifade özgürlüğü arasındaki denge, kurumların gerekçeli kararları ve platformların uygulama raporları üzerinden izlenebilecek. Açıklanan toplam sayı önemli bir gösterge olsa da her dosyanın hukuki niteliği kendi koşulları içinde değerlendirilmeli.

Emrah Aşkın

Emrah Aşkın, Haber Vakti Türkiye’nin imtiyaz sahibi, genel yayın yönetmeni, sorumlu yazı işleri müdürü ve editörüdür. Gündem, ekonomi ve spor başta olmak üzere güncel gelişmelerin doğrulanması, farklı kaynakların karşılaştırılması, haberlerin özgün biçimde hazırlanması ve yayın ilkelerine uygunluğunun denetlenmesinden sorumludur. Okuyuculardan gelen düzeltme, cevap hakkı ve içerik bildirimlerini editoryal ilkeler doğrultusunda değerlendirir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir